Şanlıurfa’da, Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiseler hepimizin yüreğini yaktı. Masum evlatlara yönelen şiddet, sadece bir güvenlik meselesi değildir. Bu mesele, doğrudan doğruya bir nesil meselesidir. Herkes konuşuyor, herkes bir şeyler söylüyor; ama hakikati dile getirenlerin sayısı ne yazık ki çok az.
Bugün bazıları meseleyi sadece sosyal medyaya bağlıyor, bazıları aileyi suçluyor, bazıları sistemi… Elbette hepsinin payı vardır. Ama gözden kaçırılan asıl gerçek şudur:
Maneviyatı eksik bir nesil yetiştiriyoruz.
8. Cumhurbaşkanı Merhum Turgut Özal yıllar önce ne güzel ifade etmişti:
“Bir elinde bilgisayar, bir elinde Kur’an-ı Kerim olan bir nesil yetiştireceğiz.”
Evet, çocuklarımızın eline bilgisayar verdik, tablet verdik, en son model telefonları verdik… Ama aynı çocukların gönlüne imanı, ahlakı, Allah korkusunu koymakta aynı hassasiyeti gösteremedik. İşte mesele tam da burada düğümleniyor.
Bakınız büyüklerimiz ne güzel söylemiş:
“İçi boş başak dik durur, ama dolu başak boynunu büker.”
Bugün dik duran ama içi boş bir nesil tehlikesiyle karşı karşıyayız. Bilgi var ama hikmet yok… Zeka var ama merhamet yok… Güç var ama vicdan yok…
Oysa İslam terbiyesinde çocuk yetiştirmek sadece “okutmak” değildir.
İslam’da çocuk yetiştirmek;
Helali haramı öğretmektir,
Kul hakkını anlatmaktır,
Peygamber ahlakını örnek göstermektir,
Vicdanı diri tutmaktır.
Bir çocuk Allah’tan korkmayı öğrenmezse, hesap gününe inanmazsa, yaptığı kötülüğün karşılığını göreceğine iman etmezse… Onu ne kanun durdurur, ne ceza, ne de toplum baskısı yeterli olur.
Çünkü insanı asıl terbiye eden şey iç denetimdir, yani vicdandır, yani imandır.
Bugün geldiğimiz noktada açıkça şunu söylemek zorundayız:
Biz ne örfümüzü tam yaşatabildik, ne geleneklerimizi koruyabildik, ne de dini terbiyeyi gereği gibi verebildik. Ortaya da ne yazık ki boşlukta büyüyen bir nesil çıktı.
Aileler çocuklarına sadece kariyer hedefi koyuyor:
“Doktor ol, mühendis ol, zengin ol…”
Peki kaç aile çocuğuna şunu söylüyor:
“İyi insan ol, kul hakkı yeme, Allah’tan kork…”
İşte eksik olan budur.
Okullar bilgi verir ama karakteri aile verir.
Toplum yön verir ama temeli inanç oluşturur.
Eğer biz çocuklarımıza küçük yaşta;
Allah sevgisini,
Peygamber ahlakını,
Doğruyu yanlıştan ayırmayı,
Vicdanla hareket etmeyi öğretmezsek…
Yarın bu tür acı olayları konuşmaya devam ederiz.
Bu mesele siyaset üstüdür. Bu mesele ideoloji meselesi değildir. Bu mesele gelecek meselesidir.
Artık şapkayı önümüze koyup düşünmenin zamanı gelmiştir:
Biz nasıl bir nesil yetiştiriyoruz?
Sadece teknolojiyi bilen ama merhameti bilmeyen bir gençlik mi,
Yoksa hem dünyayı hem ahireti bilen bir nesil mi?
Unutmayalım:
Bir toplumun çöküşü, neslinin çöküşüyle başlar.
Bir toplumun dirilişi ise, imanlı ve ahlaklı bir gençlikle mümkün olur.
Kalemimizin ucunda değil, evlerimizin içinde başlayacak bu değişim…
Aksi halde konuşmaya devam ederiz, ama acılar dinmez.
20 Nisan 2026 Pazartesi : bugün okullar yeniden başlıyor bakalım kim ne diyecek okul insanları güldürecek mi ?
Hayırlı Haftalar Diliyorum
