Bekir DOĞAN/ Gazeteci Yazar


İran Gazze Olma Yolunda mı?

Çok değil…Bizzat gördüğüm, yaşadığım, şahit olduğum bir gerçeği yazıyorum.


Yaklaşık yarım asırdır, neredeyse her Ramazan ayında bir İslam beldesinin bombalarla sarsıldığını görüyorum. Mübarek ayda, iftar sofralarına bomba düşüyor. Çocukların üzerine ölüm yağıyor.

Bugün sahnede yine aynı aktörler var:
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail.
Hedefte ise bu kez İran var.

Dört gündür süren saldırılar…
Tahran başta olmak üzere şehirlerde kamu binaları, hastaneler, okullar hedef alınıyor , kadın, bebek, çocuklar, siviller Allah diyerek ölüyor.
Kadın, çocuk, sivil ayrımı gözetilmediği yönünde haberler… yerine Siyonist Yahudileri haklı çıkarma çabası !

İslam coğrafyası ise yine izliyor.

Üç Bin Yıllık Devlet Geleneği

İran sıradan bir ülke değil.
Kökleri binlerce yıl öncesine uzanan, güçlü bir devlet hafızasına sahip bir medeniyet. Ancak bugün kılıç - kalkan dönemi değil !

Ancak 2026’ya geldiğimiz noktada, İran ağır bir askeri ve siyasi baskı altında. Füze atıyor, karşılık veriyor… Peki nereye kadar?

Her savaşın bir mühimmatı vardır.
Her direnişin bir sınırı vardır.

Elinizdeki füze bittiğinde ne olacak?
Yıkılan şehirler nasıl ayağa kalkacak?

Gazze Senaryosu mu?

Bugün akıllardaki soru şu:
İran da mı bir “yeni Gazze” sürecine sürükleniyor?

Gazze yıllardır taş üstünde taş bırakılmayan bir coğrafya haline geldi. İsrail bombaları ile yerle bir oldu, Gazzeliler ya açlıktan, ya susuzluktan, yada bomba ile her gün yüzlerce kişi ölüyor..
Savaş bitti denildi ama yıkım bitmedi.

Biz bunu yakından gördük.

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremler; Adıyaman, Hatay ve Malatya’yı yerle bir etti.

Arkamızda güçlü bir devlet, büyük bir millet dayanışması olmasına rağmen yaraları sarmak zaman alıyor.
450 bin konut tamamlandı ama yerinde dönüşümler hâlâ sürüyor.

Demek ki mesele sadece para değil.
Zaman… sabır… istikrar…

Şimdi düşünelim:
Eğer İran’da devlet yapısı zayıflarsa, bu yıkımın telafisi kaç yıl sürer?
10 yıl mı?
20 yıl mı?

Göç Dalgası Kapıda mı?

İran yönetimi komşu ülkelere kapıları kapatıyor.
Halkın göç etmesini engellemeye çalışıyor.

Ama savaş uzarsa…
Ekonomi çökerse…
Altyapı yıkılırsa…

Dağlardan, sınır hatlarından yeni göç dalgaları başlar mı?

Bu ihtimali görmezden gelemeyiz.

Bölgesel Savaş Riski

Ortadoğu’da artık vekâlet savaşları değil, doğrudan cephe gerilimleri konuşuluyor.

En acısı ne biliyor musunuz?

Müslüman kanı yine Müslüman topraklarında akıyor.
Kazanan silah tüccarları oluyor.
Kaybeden ise çocuklar. Kadınlar, Gariban Müslümanlar !

45 Milyon Türk Ne Yapacak?

İran sınırları içinde milyonlarca Türk yaşıyor.
Azeri Türkleri, Kaşkaylar, Türkmenler…

Bu ateş büyürse onların kaderi ne olacak?

Türkiye için mesele sadece bir dış politika başlığı değildir.
Tarihî, kültürel ve insani bir boyutu vardır.

Son Söz

İran gerçekten bir “yeni Gazze” olur mu?
Bunu zaman gösterecek.

Ama şunu biliyoruz:
Savaş başlatmak kolaydır.
Yıkmak kolaydır.
Ayağa kaldırmak ise nesiller ister. Para olsa bile zaman ister !

Ve Ramazan ayında atılan her bomba, sadece bir binayı değil, insanlığın vicdanını da yıkar.

İslam Aleminin Halifesi yok, Birlik ve Beraberliği yok, bu senaryo 200 yıl önce yazıldı , uyan Müslüman uyan !

Hayırlı günler diliyorum.