Reklam
Reklam

Orhan ARSLAN /Eğitimci -Yazar

Orhan ARSLAN /Eğitimci -Yazar


İMAM HATİPLER KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLUYOR

ORHASN ARSLAN; İMAM HATİP NESLİNE SELAM OLSUN...


İmam Hatip Okullarının yeniden açılışının 75. yıl dönümü, eğitim tarihimizin önemli bir dönemini; ilim, irfan ve değerler ekseninde şekillenen köklü bir eğitim tecrübesini hatırlamak ve anlamlandırmak için bu hafta kutlamaları kıymetli bir vesiledir.

“Bir Neslin Kurtuluşunu Ancak Maarifin Yükselmesinde Aramak Lazımdır.”
NURETTİN Topçu
İmam Hatipler, Her Ne Kadar 1924 Yılında Kurulmuş Olsa Da 1929/30 Öğretim Yılında “Öğrenci Yokluğu” Gerekçesiyle Kapatmışlardı.

13.10.1951 Tarih ve 601 Sayılı Müdürler Komisyonu Kararının 17 Ekim 1951 Tarihinde Dönemin Millî Eğitim Bakanı Tevfik İleri Tarafından Onaylanmasıyla Bugünkü İmam Hatip Okulları Resmi Olarak Açılmıştır…

Bugün hala varlığından rahatsız olan çevreler var... Hep olacak da...

13 - 21 Ekim İMAM HATİPLİLER HAFTASI Kutlu Olsun... Ekim 1951’de kuruluşu münasebetiyle her yıl 13-21 Ekim tarihleri İmam Hatipliler Haftası olarak belirlenmiştir. Bu vesileyle eski bir İmam Hatipli olarak bugünlerde hep heyecanlanırım.

Sivas İHL ise 1962 yılında eğitime başlamıştır. YANILMIYORSAM İLK MEZUNLARINI 1969 da verdi. Tam 74 yıldır bu ülkenin varlığı ve bekası için fedakarca çalışan, Türk eğitim sistemimizin yüz akı bu kuşağı bugüne kadar hiçbir güç yolundan alıkoyamadı. 
Bu ülkenin huzurunun, birlik ve beraberliğinin, kardeşliğinin teminatı olan bu neslin bir ferdi olarak bir İMAM HATİPLİ olmakla her zaman onur ve gurur duydum. Kuruluşundan bugüne İmam Hatip Okullarının kuruluşu ve gelişmesinde emeği geçenleri rahmetle ve minnetle yâd ediyorum. Hayırla nice yıllara ulaşması dua ve temennisiyle efendim.

O yıllarda  İHL okulu  olarak adlandırılıyordu. Ortaokul  4 sene, lise  üç sene idi. Siz  İMAM HATİP OKULU mezunu olduğunuz için, Üniversiteye direkt  giremiyordunuz. Lise fark derslerini vererek, lise  diploması almanız  gerekiyordu. Hatta bazı üniversite senatoları bazı bölümlerine  meslek  lisesi mezunlarını kayıt  yaptırma imkanı veriyordu. Ancak aynı uygulama İHL okulları için  geçerli değildi. Sizi meslek lisesi mezunu kabul etmedikleri için kayıt  yapılacak  kapılardan geri  dönüyordunuz...

Ancak 1974-75  mezunlarından sonra  lise mezunu kabul edildi. Çünkü ortaokul kısmı  kapatıldı. Lise  dört sene olarak karar kılındı. Böylece  bugüne kadar uygulanan sistem ile  dört yıllık lise mezunu sayıldınız...

HEP TARTIŞMALARIN ORTASINDA KALDI
İmam hatip tartışması eskiden tek tarafta idi. Yani bu okullara, özü ideolojik ve siyasi olan sebeplerle baştan karşı olan kesimlerle bunu cansiperane savunanlar ve bir ‘dava’ olarak görenler arasında olurdu. Bunun argümanları da tartışma zemini de belli idi. Bir anlamda klasik bir hal almıştı. Bir vukuat çıktığında kılıçlar çekildi. Şimdi ise tartışma; hem imam hatip camiası içinde hem de ideolojik kampın karşısındaki kesimlerle devam ediyor.

Bir aralar 1990-93 arası  benim gibi bazı  değerli öğretmen arkadaşların  yönlendirmesi ile siyasal ve hukuk  fakültelerinin  tercih  edilme  çabası meyve verdi. Çünkü malum bir  gazete bir  gün siyasal ve hukuk  fakültelerinin  yüzde kırkı İHL mezunu  diye  başlık attı. Çünkü o yıllarda ÖSYM nin aldığı karar ile üniversite  sınavları sayısal ve  sözel  diye ayrılmıştı. Yani sayısal bölümden  sınava giren bir  öğrenci  siyasal ve hukuk  seçemiyordu. Böylece  sözel bölümün  bir nevi  fen liseleri  İHL mezunları olmuştu. Çünkü  bu  bölümler  sözel  puanı ile  öğrenci alıyordu. Ancak bunu geç de olsa fark eden ÖSYM bu kararı  değiştirerek  yeni yıldan itibaren siyasal ve hukuk mezunlarını  eşit  ağırlık puanı ile  almaya karar verdi. Yine de, o okullar  sınav sonucunda  kazanılsa da eskisi  kar yoğunluk olmadı. Kazanan sayısı  azaldı.

28 Şubat  sürecinde  o okullarda  görev  yapan bir  kardeşinizim. Senelerce  yaşanan sıkıntıları  iliklerimize  kadar hissettik. Denetimler, baskılar, soruşturmalar...  Ardı arası  kesilmeyen sorgulamalar... 
Bir İHL mezunu üniversite  sınavlarında birinci olsa bile  dört yıllık bir okula  zor  gidiyordu. Dolayısı ile iki yıllık okullara  İHL mezunları ile  doldu. Hatta açık öğretimlere  yönlendirdik. Orada puanlar  yükseldi...  Hiç yılmadılar, mücadele ettiler. dikey geçişler  yaptılar... Yine  başardılar... İHL okullarından kaçan öğrencilere inat!

O yıllarda  Sivas İHL  bünyesinde  son sınıf sayısı yanılmıyorsam 6  civarında idi. Mevcut  bakanlık  bir  karar alarak 11.  sınıfları 12.  sınıfı okumadan mezun etme  uygulamasına  geçti. Böylece okulda yaklaşıl 15  şube  boşalmış  oldu. Yeni uygulama ile  getirilen katsayı  kararı ile  veliler  öğrencilerini  okullardan  kaçırmaya  başladılar. Ara sınıflardaki  bu kaçış  özel okullara, malum çevrelere  yaradı. Bazı veliler ise,  devlet okullarına  götürmenin  yolunu aradılar. Yeni  kayıt  yapmada  öğrenci  bulmakta  zorlandık...

Beni asıl yaralayan istikballerini İHL mezunu olarak kazanan kimi  insanalar  çocuklarını  kaçırır  gibi okullardan  aldılar. Hatta zamanla o, okullarda  meslek dersi  öğretmenliği  yapanlardan bazıları bile  İHL okullarından  çocuklarını aldılar. Çok acı bir  durum idi. Ancak 4  sınıf ile  eğitim ve  öğretim yılına  başlamıştık. Okul resmen boşalmıştı... O acıyı her gün yaşayan bir  kardeşinizim. Hala  o  günler aklıma geldikçe  içim  sızlıyor...

Oysa o okuldan binlerce  öğrenci mezun olmuştu. Yüzlerce  meslek  sahibi çıktı. Yüzlerce akademisyen görev aldı.  Suçları ne idi?

12 Eylül darbesinden rahmetli Özal'ın destekleri ile güçlenerek çıkan camia, maalesef 28 Şubat silindirinden kurtulamadı. Ağır bir yara aldı. Fakat camianın iç dinamizmi ile çabuk toparlamayı bildi.  ALINAN tedbirlerle ayakta kalmayı başardı. AK Parti iktidarı ile birlikte de yeni arayışlara girdi, lojistikleri, siyasi ve bürokratik destekleri arttı.

İHL, Etrafında oluşan sivil toplum kuruluşları, siyasi ve idari desteği de arkasına alarak okulları ve yöneticilerini kuşatıcı bir çembere aldılar. Okul yöneticileri ve camianın ileri gelenleri iç içe olan eski  yönetim tarzını kaldırarak,  yeni bir yönetim konseptini ortaya çıkardılar. İktidarın ilk 10 yılı, 28 Şubat travmasından kurtuluş ve toparlanma çabaları ile geçti. FETÖ bu camiayı hiç sevmedi.28 Şubat  sonrası bu okullardan kaçan öğrencilere  kapısını açtı. Karizmasını daha yükseklere çıkarmayı  hedefledi. Siyaset olarak , açıkça düşmanlık yapmadıysa da aslında büyümesinin önündeki en büyük engeldi. Nitekim imam hatiplerde asıl toparlanma da 15 Temmuz’daki FETÖ hainliğinden sonra başladı.

Özellikle son 9 yıldır yeni ve çeşitlenen bir imam hatip okulları kurgusu üzerinde çalışıldı. Bu kurgu, okullara yeni bir açılım getirdi. 
İHL mezunları, kat sayı  zulmü  kalktıktan  sonra, Üniversite  sınavlarında ilk  bine, ilk  yüze  girme  başarısını  gösterdi. LGS sınavları  girişinde  birinciler  çıktı. Allaha  şükür,  yüzler tekrar gülmeye  başladı. Proje olan ve olmayan okullar ayrımı getirdi ise de oluşturduğu rekabet imam hatipleri cazibe merkezine dönüştürdü. Hafız  kaynaklı okullar açıldı. Özellikle isim yapmış okullardan mezun olan öğrenciler, Ülkede ilk yüz, ilk bin arasına girmeyi  başardı.

Beklentimiz  bu başarıların devam etmesidir...

Ektik, ektik, yetişecek,
Çoğu gitti, azı kaldı.
Bütün yollar bitişecek,
Çoğu gitti, azı kaldı.   NECİP  FAZIL

Reklam
Reklam