Hak ve Hukuk ile adil olmak, Sevgili okurlarım toplumun derin yarası , sahtekar kişilerin açtığı yaralar !
Dürüst olmak, çoğu zaman insanların dilinde bir “fazilet”, bir “erdem” gibi anlatılır. Oysa dürüstlük aslında bir meziyet değil, her insanın zaten uymak zorunda olduğu temel bir insani ve ahlaki zorunluluktur. Çünkü toplumun huzuru, devletin adaleti, ailelerin düzeni ve ticaretin güveni ancak dürüstlük üzerine kurulabilir.
Dürüst olmak aileden başlar , aile eğitimi ile çocuklarımız iyi bir fert olarak yetişir aile ormanı dışında kalan çocuklar , üç kağıtçı, hırsız, fırıldak adam olmaya bir adım daha yakındır.
Bugün bakıyoruz; kimisi üç kâğıtçılığı maharet sanıyor, kimisi sahtekârlığı zeka göstergesi zannediyor. Oysa unutulmamalıdır ki sahtekârın ipi kısa pazara hızlı çıkıyor, fırıldak adamın ömrü çabuk tükenir. Polis, jandarma, mahkeme ve kanun bir gün mutlaka yakasına yapışır. Çünkü yalanın, hilenin, dolandırıcılığın sonu er ya da geç hüsrandır.
Adliye muhabirliği, polis muhabirliği , ile geçen 45 yıllık gazetecilik mesleğimde fırıldak adamların başarılı olduğunu görmedim..
Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen , kendini uyanık sanarak devlet malını yağmalayanlar bu dünyada yokluk, fakirlik, çocuklarının sakatlığı ile imtihan olduğu gibi , sürünerek öldü.
Dürüstlük, sadece kanundan korkmak için değil, önce Allah’tan korkmak için gerekli. Müslüman olan insan bilir ki; kul hakkı yemek, hile yapmak, sahtekârlıkla kazanmak sadece dünyada değil, ahirette de hesabı ağır bir yüktür. İman sahibi kişi bilir ki; helal lokma olmadan ibadet de, hayır da bereket bulmaz.
Önce Allah korkusu, helal yemenin , özellikle devlet malından uzak durmanın bilincini almayan kişiler : Fırıldak adam olarak karşımıza çıkıyor, bir parlak dönemi olsa da sonu hüsran !
Asıl mesele sadece dürüst olmak da değildir. Asıl mesele; dürüst, imanlı, vatansever bir insan olmaktır. Çünkü dürüstlük olmadan iman zedelenir, iman olmadan da vatan sevgisi eksik kalır. Vatanına ihanet eden, milletini aldatan, sahtekârlığı meslek haline getiren kimse ne Allah katında ne de milletin gözünde değer bulur.
Unutmayalım ki; dürüstlük bir seçenek değil, zorunluluktur. İnsan için “nefes almak” ne kadar mecbur ise, toplum için “dürüst olmak” da o kadar mecburdur. Meziyet, erdem ya da kahramanlık olan şey ise; zor zamanlarda bile doğruluktan şaşmamak, hileye sapmamak ve vatanı için, dini için, ailesi için doğru bir duruş sergileyebilmektir.
Üç saniyesine hükmedemediğimiz dünya için Fırıldak adam olmaya ne gerek var ?
Hayırlı Günler Diliyorum