Tarih: 10.08.2020 18:57

ŞEHİT AİLELERİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR

Facebook Twitter Linked-in

Naci YILDIZ/ÖZEL HABER 

Gazetemizin; şehrimize katkıda bulunmuş önemli isimleri ve geçmişte yaptıkları çalışmaları kamuoyuna duyurmak amacıyla hazırladığı “Sultan Şehir’e Gönül Verenler” ilave ekinin bu haftaki konuğu Sivas Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Mevlüt Serin.

1995-2000 yılları arasında kurduğu Sivas Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin çalışmaları hakkında bilgi veren Mevlüt Serin;  5 yıllık arşivini 20 yıl sonra Sultan Şehir’e açtı. Türkiye’de o yıllarda şehit yakını olmamasına rağmen başkanlık görevini yürüten 2 isimden birisi olan Serin, “20 sene önceki şehit ailelerimizin çocukları askerlik için Sivas’a geliyor. ‘Sivas’ta kim var?’ deyince ‘Mevlüt Serin var’ diyorlar. Bu da bana yetiyor. Bu benim en büyük servetim” dedi.

Kendisini şehit ailelerinin sorunlarının çözümüne adayan Serin, Sivas’ta derneğin kuruluş sürecinin  yanı sıra yaptıkları çalışmalara değindi. Ülkemizin son yıllarda  savunma sanayii alanında attığı adımların terör yuvalarının yerle bir edilmesi noktasında büyük rol oynadığını dile getiren Serin, 15 Temmuz 2016’da  gerçekleştirilen hain darbe kalkışmasını da hatırlatarak birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.

SİVAS ŞEHİT AİLELERİ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ NASIL KURULDU?

İlimizde şehit ailelerinin bir arada toplanarak sorunlarının giderilmesi amacıyla kurulan Sivas Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin kuruluş sürecini anlatarak sözlerine başlayan Kurucu Başkan Mevlüt Serin, “1994 yılının son günlerinde Sivas Jandarma Komutanı Albay Fuat Pekçetinöz telefon açarak beni taş binadaki yerine davet etti. Kar, kış, fırtına var. İş yerimden çıktım; taş binaya gittim ki Albay Fuat Pekçetinöz beni makamında karşıladı. Ben ilk kez görüyorum kendisini. Bir de Sivas’a çok değerli hizmetlerde bulunmuş Nuri Yüzbaşıoğlu oradaydı. ‘Mevlüt bey; biz vatan için şehadet şerbetini içen aziz şehitlerimizin geride kalan ailelerine bir dernek kurmak istiyoruz’ dedi. ‘Sivas’ta şehit ailelerinin çocuklarına, eşlerine, ailesine, babasına , annesine hizmet edilmesini kutsal bir görev  olarak görüyoruz. Bu görevi sana tevdi ediyoruz’ dediler. Ben bu kutsal görevi vatan için millet için geride kalmış şehitlerimizin ve emniyet güçlerimizin aileleri için o anda büyük bir haz ve sevgiyle kabul ettim. Bana masada bulunan bir tüzüğü verdiler. Dosyaları koltuğumun altına alıp dışarı çıktığımda akşam üzeri idi. Soğuk, fırtına var idi. Ne yapacağımı bilmiyordum. Bu tüzüğü aldım ama bu dernek nasıl kurulur,  nasıl hayata geçer hiçbir bilgim yoktu. Nuri Yüzbaşıoğlu bana sonradan katıldı. Beni emniyete götürdü, orada emniyet teşkilatıyla yapılması gerekenleri gözden geçirdik. Sivas Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin temelini atmış olduk” dedi.

 

DERNEK BİNASI BÜYÜK COŞKUYLA AÇILDI

Sivas Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin kuruluş aşaması sırasında olağanüstü genel kurul yaptıklarını dile getiren Serin, “İvedi bir şekilde yönetim kurulunu teşkil ettim.  Olağanüstü genel kurul; Jandarma Komutanlığı  binasında yapıldı. Bu derneğimizin ilk genel kurulu idi.  Erol Yüzbaşıoğlu, Hasan Uzun, İlhan Buyruk  gibi isimlerle derneği  hayata geçirdik. Ve derneğe yer lazımdı. Bir büro kiraladık. Derneğin açılışını yaptık. Derneğin açılışını yaptıktan sonra büyük bir ses getirdiği derneğimiz. Kamu kurum ve kuruluşu temsilcileri, emniyet müdürlüğü temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri derneğimizin açılışına yoğun bir şekilde katıldı.  Kurbanlar kestik” açıklamasında bulundu.

ŞEHİT AİLELERİNİN İLETİŞİM BİLGİLERİ TEMİN EDİLDİ

Derneğin kurularak faaliyetlerine başlamasının ardından Sivas’ta bulunan şehit ailelerinin adreslerine ulaşma çabasına girdiklerinin altını çizen Serin, “Şehit ailelerini tanımadığımız, bilmediğimiz için onların  iletişim bilgilerini jandarma komutanlığından, emniyetten, valilikten istedik. Hangi köyde hangi şehit ailesi kalıyor, ailesi var mı; bunları araştırdık. Alt yapı oluşturarak bilgi sahibi olma çalışmalarımız devam ederken 1995 yılının ilk haftasında beni İstanbul’a davet ettiler. Mim Kemal Öke’nin Milletin Meclisi programına katıldım. O gün orada İçişleri Bakanı Meral Akşener var.  Ben de şehit ailelerinin sorunlarını gündeme taşıdım. Türkiye’de ses getiren, yankı uyandıran  büyük bir program oldu. Oradan gelince o günkü topladığımız bilgilerle 75’e yakın şehit eşinin ve ailelerinin hangi yerlerde yaşadığını tespit ettik” dedi.

DERNEĞİN KURULUŞ AMACI ŞEHİT AİLELERİNE DESTEK OLMAKTI

1995 yılında ülkemizin çok sayıda şehit verdiğini anımsatan Kurucu Başkan Serin, “O günlerde yüreğimiz yana yana her gün şehit haberi alıyorduk. Bu şehitlerden Sivaslı olan da oluyordu. Vatan için can veriyorlardı. Allah hepsine gani gani rahmet etsin. Mekanları cennet olsun. Derneği ilk kurduğumuz zaman bu ailelerin hiçbir sosyal hakları yoktu. Şehit ailesine gidiyorduk; bir evlatları var o da şehit olmuş. Biz bu ailelere nasıl yardımcı olabiliriz, maddi manevi olarak nasıl hayatlarına girebiliriz, acılarını ne derece hafifletebiliriz diye düşündük. Derneğimizin en önemli kuruluş amacı bu idi. Vatan  için can vermiş aziz şehitlerimizin geride  kalanlarına nasıl destek çıkabiliriz diye yola çıktık” şeklinde konuştu.

ZÜBEYDE HANIM ŞEHİT ANALARINI KORUMA  VAKFI İLE KOORDİNELİ ÇALIŞTIK

Sivas Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin kurulmasının ardından Manisa’da, İzmir’de, Sakarya’da, Gaziantep’te, Diyarbakır’da, Ordu’da, Tokat’ta, Yozgat’ta ve  Kırıkkale’de aynı amaçlı derneklerin kurulduğunu kaydeden Serin, “Dernek başkanları genelde şehit babalarından oluşuyordu. Sadece ben ve Manisa’dan Dilaver Girgin Başkanımız şehit babası değildi. Türkiye’de sadece ikimiz şehit babası olmayan dernek başkanlarıydık. Diğerlerinin hepsi evlatlarını vatana feda etmiş kişilerdi. Biz onları gördükçe manevi sevgilerini yüreğimizde kabul ederek yapılması gerekenleri anlatmaya gayret ettik. Bu vesileyle onlar da sağ olsunlar bizi bağırlarına bastı. Hepimiz hemfikir olmaya başladık. Hep beraber neler yapabiliriz diyerekten toplantılar yapmaya başladık. Meclis’e gittik öneriler sunduk. Örneğin bir şehit babasının eşi ve çocuğu veya kardeşine ne gibi hizmetler yapılabilir diye düşündük. Maaş bağlanmasını, sağlık hizmetlerinden faydalanmasını, ev kredisi imkanı verilmesini talep ettik. 18 Mart’ın Şehitler Günü olmasını teklif ettik. Zübeyde Hanım Şehit Analarını Koruma  Vakfını kuran Tansu  Çiller başbakandı. Gazi ve şehit birimi vardı. Biz de onlarla kaynaştık. Şehit ailelerine yardım yaptılar. Koordineli çalıştık. Biz de gelirlerimizi onların ailelerine pay ettik” açıklamasında bulundu.

ŞEHİT BABASININ RÜYASI ÜZERİNE ÇEŞME YAPTIRDILAR

Sivas Yukarı Tekke Mezarlığı’ndaki şehitliğin yeniden düzenlemesi noktasında girişimlerde bulunduklarını aktaran Serin, “Askeri İnşaat Daire Emlak Başkanlığına gittik. Şehitliğin yeniden düzenlenmesini gündeme getirdik. Askeri İnşaat Daire Emlak Başkanı bu talebimizi  hayata geçirdi. Şehitliği düzenledi,  oraya bir anıt yapıldı. Bir şehit babası rüya görüyor. Fikri Şahbaz’ın oğlu şehit Hakan Şahbaz rüyasında  babasından su istiyor. O da rüya üzerine ‘Oraya bir çeşme yaptıracağım’ dedi. Biz ‘Çeşmeyi dernek yaptırsın’ dedik ve anıt olarak şehitlik çeşmesi yaptırdık” ifadelerini kullandı.

ŞEHİT ÇOCUKLARININ SÜNNET ELBİSELERİNİ

GİYDİRMEK HAYATIMDAKİ EN ÖZEL ANLARDAN

Dernek olarak ilimizde şehit ailelerinin çocuklarının sünnet ettirilmesine vesile olduklarının altını çizen Serin,    “Sivas’taki tüm şehit çocuklarına toplu sünnet yaptırdık. Türkiye’de ilk.  Vatan için can vermiş aziz şehitlerimizin çocuklarını sünnet ettirdik. O günkü Sayın Jandarma Komutanımız Albay Muzaffer Akçam’ın büyük katkılarıyla bütün şehit çocuklarını köylerden toplattık. 30’a yakın şehit çocuğunu sünnet ettirdik. TGRT televizyonu İstanbul’dan ekip gönderdi. 30 şehit çocuğunu Sivas Askeri Hastanesinde Mehmet Yıldız üsteğmenin başkanlığında sünnet ettirdik. İl protokolümüz ve ben kirveleri olduk. Bu sevgiyi yaşadım. O çocukların sünnet kıyafetlerini giydirmek, onlarla kaynaşmak, fotoğraf çektirmek benim hayatımdaki en özel anlardan biri. O günkü hazzı tekrar yaşattığınız için sizlere teşekkür ediyorum” dedi.

DERNEK BAŞKANLARIYLA BİRLEŞEREK ÇITAYI YÜKSELTTİK

Derneğin yaptığı çalışmaların il gündemine oturduğunu söyleyen Kurucu Başkan Serin,  “Sivas Şehit Aileleri Derneği o kadar güzel bir konuma geldi ki  Sivas’taki bir çok etkinliğe örnek olduk. Haldun Dormen tiyatrosunu getirdik. Kermesler düzenledik, tiyatrolar sergiledik. Ebru Gündeş, Burhan Çaçan, Songül Karlı, İzzet Altınmeşe gibi sanatçılar para almadan geldiler. Derneğe büyük katkıları oldu. Buralardan elde edilen gelirleri Şehit Aileleri Derneği olarak şehit olmuş polis, asker eşlerine katkı olarak verdik. Sorunlarının çözümü için büyük çaba sarf ettik. Yakacak ihtiyaçları varsa evlerine kadar götürürdüm.  Şehit babası derneğimize geldiği zaman en güzel şekilde ağırlardım. Bunlar küçük görünen adımlar ama manevi sevginin temel taşı. Şehit babamızın sırtını okşamak, şehit annemizin elini öpmek onları çok mutlu ediyordu. ‘Bize sahip çıkan bir dernek var’ düşüncesini kendilerine yaşatmaya başladık. Sorunlarını çözdükçe, ev kredilerine destek oldukça, işe girmelerine vesile oldukça mutlu oluyorlardı. Bunlar güzel hizmetlerdi diyebiliriz. Türkiye genelinde dernek başkanlarıyla birleşerek çıtayı yükselttik. Benim gayretim ve özverim Allah rızası içindi. Vatanım, milletim, bayrağım, ezanım içindi. Bu arada 17-18 dernek başkanı şahsıma teveccüh göstererek ‘Biz Türkiye’de aynı amaçlı kurulmuş derneklerin sözcüsünün Mevlüt Serin olmasını istiyoruz’ dediler. Bu vesileyle bir yazı hazırlayarak İçişleri Bakanlığına gönderdiler. Sağ olsunlar onların  manevi destekleri beni daha da istekli olmaya yöneltti. Bu arada biraz zaman geçti. O ara seçim vardı. ‘Bizi Meclis’te bir kişi temsil etmesi gerekir, bir vekilimiz olsun’ dediler.  ‘Bunun da Mevlüt Serin olmasını istiyoruz’ dediler. Bir yazı yazdılar ama siyaset çok farklı bir boyutmuş ki beni listeye aldılar ama siyaset dernek başkanlarımızın dediği gibi olmadı. Maalesef siyasette bize göre değilmiş” açıklamasında bulundu.

YAPTIĞIMIZ HİZMETLERLE GÖNÜLLERE GİRDİK

1997 yılında Cumhurbaşkanlığı görevini yürüten Süleyman Demirel ile bir anısını paylaşan Serin, “Sayın Cumhurbaşkanımıza bir mektup yazdım. ‘Sorunların çözülmesi için dernek başkanlarımızla sizi ziyarete gelmek istiyorum’ dedim. O da sağ olsun bu mektubumu gündeme almış; aynı amaçlı Türkiye’de kurulmuş tüm dernek başkanlarını Köşk’e davet etti. Sivas’tan giderken kendisine hatıra olarak Sivas gümüş sandığı yaptırdım, bir de Kutlu Özen hocamızın kitabını götürdüm.  Bütün önerdiğimiz maddelerin hayata geçireceğini taahhüt etti. O anıyı da hiçbir zaman unutmuyorum. Rahmetli Demirel’i saygıyla anıyorum.  Bu sırada şunu da söyleyeyim; Tansu Çiller ve Meral Akşener’in bütün dernek başkanlarına özverili hizmetleri var. Onların kurmuş olduğu Zübeyde Hanım Şehit Analarını Koruma  Vakfı Şehit ve Gazi Birimi her hafta beni konuşmacı olarak davet ederdi. Sivas’tan bir otobüs dolusu şehit ailesi götürmüştüm. Kermese katılmıştık. Katkı amaçlı Sivas’tan bir folklor ekibi  götürmüştüm. Yardım ettik dernek olarak. O yine şehit ailelerine döndü tabii. Sivas folklor ekibini görünce çok mutlu oldular. Tansu Çiller’i bizim ekibimizle karşıladılar. Polis eşlerinin çocuklarına polis kıyafeti, subay eşlerinin çocuklarına da subay kıyafeti giydirdim.  Onları bağırlarına bastılar. Yani bizim yaptığımız hizmetler gönüllere girmekti. 20 sene önceki şehit ailelerimizin çocukları askerlik için Sivas’a geliyor. ‘Sivas’ta kim var?’ deyince ‘Mevlüt Serin var’ diyorlar. Bu da bana yetiyor. Bu benim en büyük servetim” dedi.

3-5 ÇAPULCUYA BOYUN EĞMEYECEK GÜÇLÜ ORDUMUZ, GÜÇLÜ MİLLETİMİZ VAR

Terörle mücadelede yürütülen çalışmalara değinen Sivas Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Mevlüt Serin, “Şehit Aileleri Derneği Başkanlığı görevini  her ne kadar isim olarak bırakmış olsam da yine ben aynı haz ve aynı duygularla ülkemin hizmetini gözlemliyorum. Vatan için can vermiş aziz şehitlerimizi rahmetle, şükranla anıyorum ama içim yanıyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Bizler ne kadar üzülsek de şehit ailelerinin yaşadığı acıları tam olarak göremiyoruz. Anne yana yana  ölüyor, gözleri kör oluyor. Şehidimizin evladı mahzunlaşıyor.  Çocuklarımız babasız, öksüz kalıyor. Bu vatana ihanet edenlere, PKK illetine ‘dur’ dememiz gerekiyor. Vatan için can verenler bizim kahramanlarımız ama  terörün bir an  önce bitmesini istiyoruz. Böyle acıların bir daha gelmemesini istiyoruz. Anaların, babaların, eşlerin, evlatların yüreği yanmasın istiyoruz. Bu süreçte hükümetimiz tarafından savunma sanayii alanında yapılan çalışmaları takdirle karşılıyorum. Bizim ordumuz dünyada bir numara. 3-5 çapulcuya boyun eğmeyecek güçlü ordumuz, güçlü milletimiz var. Biz bayrağını, ezanını, milletini seven bir millet olarak anılmışız. 7’den 70’e kadar her an silah altına alınmaya hazır bir milletiz. Lanet PKK da bunu biliyor. Onların da sonu geldi. Bunların mayaları bozuk, dış güçlerin maşalarılar. Basit, zavallı yaratıklar.  Birlik ve beraberliğimizi güçlü kılarak yürüdüğümüz müddetçe bunlar zaten barınamayacaklar. 4 çapulcu 80 milyon vatan evladının karşısında duramaz” dedi.  

15 TEMMUZ’DA TEK YUMRUK OLDUK

15 Temmuz 2016 tarihinde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından gerçekleştirilen hain darbe kalkışmasına değinen Sivas Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Mevlüt Serin; “Biz Müslüman’ız elhamdülillah. Bizim manevi duygularımızı istismar eden şerefsizler bizi içten yıkmaya, birliğimize nifak sokmaya çalışsalar da muvaffak olamadılar çok şükür.  30-40 senenin verdiği birikimle patladılar; rezil oldular. Dış güçlerin oyunlarıyla Türkiye’yi yıkmaya çalıştılar ama başarılı olamadılar. O gece biz vatanımız, milletimiz için tek yumruk olduk.  Dünya devletleri; ‘Biz Türkleri dini kullanarak da yıkamadık’ dediler. Biz de iman kuvveti var. Biz de peygamber aşkı var, Allah’a teslimiyet var. Biz de acıma duygusu, merhamet, insanlık var. Biz Türk milleti olarak her ne kadar pasif gibi görünsek de zor günlerde  dev bir yumruk oluyoruz. Bu yumruğu kimse yıkamaz. Biz Türk milleti olarak ülkemizi yıkmaya çalışan dış güçleri ve maşalarını yıkacak güçteyiz elhamdülillah. Biz ülkemizi kimseye vermeyiz, ülkemizden başka gidecek bir yerimiz de yok bizim. Vatan bizim, ülke bizim, ezan bizim, bayrak bizim. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Vatanımız için can vermiş aziz şehitlerimizin geride bıraktıkları emanetlerin her zaman yanındayız” dedi.

İlimizde önemli görevlerde bulunmuş olan isimler, gaziler ve farklı şehirlerde dernek başkanı olarak görev yapan kişiler; Sivas Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Mevlüt Serin hakkında neler söyledi?

MEVLÜT BEY İLE BİRLİKTE  ÇALIŞMAYI KENDİME GÖREV ADDETTİM

Sivas eski Garnizon Komutanı Tuğgenerel Atalay Kocatepe: Öncelikle Sivas’ıma, Sivaslı hemşehrilerime candan sevgilerimi   ve saygılarımı sunuyorum. 93-95 yılları arasında  Sivas’ta yapmış olduğum Tugay Komutanlığı ve Garnizon Komutanlığı görevim esnasında tabii ki daha önce yaptığım görevler ve bizzat savaşa girip şehitler vermek durumunda bulunduğum için şehitliği de çok iyi anlayabildiğim için özellikle Mevlüt Bey ile birlikte  çalışmayı kendime görev addettim. Kıbrıs Barış Harekatında bizzat savaşın içinde bulundum. Orada yaralılarımız ve kahraman şehitlerimiz vardı; hepsini rahmetle anıyorum. Sivas’ta Garnizon Komutanı olarak görev yaparken de orada şehitlerimiz oldu. Bu şehitlerimizin anılarını her yerde yaşatmaya ve aileleriyle hep temasta bulunarak onları yalnız bırakmamaya çalıştım. Sivas’ta Mevlüt Bey’in bu gayretlerini görünce bende bu yardım hissi ve ilgilenme duygusu çok aşırı oldu ve bizzat giderek Mevlüt Bey’le yakın temas kurarak oradaki ailelerimizle yakın ilişki içerisine girdik. Şehitler bizim şehitlerimiz ama şehit rahmetli oluyor; arkada kalan ailelerini unutmamamız lazım. Esas bize lazım olan aileleri ve onların çocukları. Çocuklar bizim geleceklerimiz. Biz onları ne kadar tutar, ne kadar yürütür, ne kadar sağlam zemine bastırırsak onlar da o kadar emin yürüyebilirler. Ben bunu hem Sivas halkından hem Sivas’ta bulunan devlet kuruluşlarından hem Sivas Valisi saygıyla adını zikretmek istiyorum Sayın Aydın Güçlü’den çok destek alarak yapmış bulunuyorum. Bu bakımdan her zaman yine Sivas’ıma ve şehit ailelerime destek vermeye hazırım. Şu an Sivas’ta bulunuyorum ama benim gönlüm Sivas’ta.

MEVLÜT AĞABEYİMİZ BU DAVAYA GÖNÜL VERMİŞ BİR BÜYÜĞÜMÜZ

Anadolu Şehit ve Gazi Aileleri Federasyonu Başkanı Ahmet Büyükburç: Şehit ağabeyi olarak 1997 yılından bu yana Diyarbakır başta olmak üzere birçok ilimizde şehit ve gazi ailelerimize karınca kararınca bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Mevlüt ağabeyi dernek başkanlığı görevinden tanıyorum. Allah ondan razı olsun. Şehit ailelerine elinden geldiğince, gücünün yettiğince yardımcı oldu. Mevlüt ağabeyimiz bu davaya gönül vermiş bir büyüğümüz. Allah ondan razı olsun. Sivas’taki derneğimizin kurucu başkanı kendisi. Mevlüt ağabeyimiz Sivas’ta çok farklı etkinlikler yapıyordu. O yıllarda ayda veya 2 ayda bir Türkiye’nin çeşitli illerinde toplanıyorduk; şehit ailelerinin sorunlarını tartışıyorduk.

MANEVİ AÇIDAN HER KONUDA YANIMIZDA OLDU

Şehit Ümit Erdoğan'ın kardeşi Esma Erdoğan: Biz, Mevlüt amcayı Şehit Aileleri Derneğinin ilk kurucusu olarak tanıdık. Mevlüt amcanın manevi duyguları o kadar yoğun ki acı günümüzde, sevinçli günümüzde her zaman yanımızdaydı. Şehit kardeşi olarak söylüyorum bir ağabey oldu bize. Manevi açıdan her konuda yanımızdaydı. Manevi olarak halen yanımızda olduğu için kendisine teşekkür ediyoruz. Dernek başkanlığı görevini yürütmemesine rağmen  şu an bile sorunlarımızın çözümünde bizlere yardımcı olur. Bir sorun olduğu zaman bir telefon uzağımızda. Kendisine teşekkür ediyor, sağlıklı ömür diliyorum.

MEVLÜT AĞABEYİMİZ; HAM DEĞİL, TAM SİVASLI

Sivas Fasıl Heyeti Aşıklar ve Halk Oyunları Derneği Başkanı Ahmet Ayık : Mevlüt ağabeyimizi dernek başkanlığı görevini yürüttüğü yıllardan beri tanıyorum.  O yıllardan bir anımızı paylaşmak istiyorum. Tansu Çiller hanımın döneminde Ankara’ya etkinliğe katıldık. Tansu Çiller ve Meral Akşener hanım da oradaydı. Bizim halay ekibimiz orada gönülleri fethetmişti. Dinlenme odasında Meral Hanım geldi ve bizi tebrik etti. Mevlüt ağabeyimiz Sivas aşığı bir kardeşimizdir. Yıllardır tanırım. Benim bir sözüm var, her zaman söylüyorum; bize ham Sivaslı değil, tam Sivaslı gerek. Bu söz tam ona uygun bir söz.  Kendisini çok seviyorum, değerli bir insan. Şehit aileleri için o yıllarda önemli, kayda değer çalışmalar yaptı.

ÇOK MÜTEVAZİ VE YARDIMSEVER BİR İNSAN

Terör Gazisi Abdullah Kuzu: Mevlüt ağabeyimiz; şehitlerin içinden gelmemiş ama bir şehit babası gibi bir gazi kardeşi gibi. Gerçekten bize çok büyük bir anlam, değer kattı. Büyük destekleri ile Türkiye’de dahi olmayan bir derneğin kuruluşuna ön ayak oldu. Bizi her yerde gururlandıran, onurlandıran birisi. Ben gazi olarak kendisinden çok memnunum ve birçok arkadaşımız da aynı düşüncede. Çok mütevazi ve yardımsever bir insan. Kimin ne sıkıntısı varsa sorunlarını çözmeye çalışırdı ve çözerdi.

HER GAZİYİ KENDİ ÇOCUĞU BİLİYOR

Manisa Şehit Aileleri Derneği Kurucu Başkanı Dilaver Girgin: Biz yola çıkarken 'Şehit ve gaziler hepimizin’ dedik. Şehit ve gazisine sahip çıkmak için illa şehit veya gazi yakını olmak şart değil. Onlar bizim hepimizin evladı, bizlere emanet. Bu düsturla yola çıktık. Mevlüt Serin; veren birisidir, alan değil. O her şeyden önce bir misyon edinmiş kendine. Her şehit ailesini kendi ailesi biliyor, her gaziyi kendi çocuğu biliyor. Sivas Mevlüt Serin’in kıymetini bilmeli. Biz kendisini  hizmetlerinden dolayı çok sevdik, takdir ettik.

ŞEHİT BABASI, ŞEHİT KARDEŞİ GİBİ BU GÖREVİ YÜKLENDİ

Sakarya Şehit Aileleri Derneği Başkanı Salim Yarar: Geçmişte dedelerimiz canlarıyla bedel ödeyerek bu toprakları vatan yaptılar. Bu vatanın hudutlarını beklemek için hür ve bağımsız yaşayabilmek için hain kurşuna maruz kalacak ama bayrağımız direkte, vatan sevgimiz yürekte ilelebet yaşayacak. Onların ailelerine sahip çıkabilmek için dernekler kuruldu. Dirsek temasında bulunduğumuz bir Dernek Başkanı da Mevlüt Serin idi. Sivas’ta güzel anılarımız var. Mevlüt Serin’den çok güç aldım. Kendisi bir şehit yakını olmamasına rağmen  bir şehit babası, bir şehit kardeşi gibi bu görevi yüklendi ve adam gibi de halen bu güne kadar bırakmadı yürütüyor. Şehitlerimizin önünde milletçe saygıyla, şükranla eğiliyoruz. Şehitlerimize çok şey borluyuz: Hürriyetimizi borçluyuz. İstiklalimizi, arımızı, namusumuzu, dinimizi, imanımızı, kitabımızı, bayrağımızı onlara borçluyuz. Onlara layık olmak için saygıyla eğilmek yetmiyor, çalışmak gerekiyor. Anılarını günümüze taşımak yaşatmak gerekiyor.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —