Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, İşsizlik Sigortası Fonu’nun işsiz yurttaşı koruma işlevini yitirdiğini belirterek, fonun ağırlıklı olarak işverenlere kaynak aktaran bir yapıya dönüştürüldüğünü söyledi. Karasu, işçi ve emekçilerin primleriyle oluşan fonun son 3 yıldaki kullanımına dikkat çekerek, işverene aktarılan kaynağın işsiz kalan yurttaşlara ödenen tutarın açık biçimde önüne geçtiğini vurguladı.
Yaptığı yazılı açıklamada İşsizlik Sigortası Fonu’nun sosyal devlet anlayışının temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Karasu, fonun mevcut uygulamalarla asli amacından uzaklaştırıldığını dile getirdi. Sorunun fonda kaynak bulunmaması olmadığını belirten Karasu, asıl meselenin fonun işsizliği telafi eden bir güvence mekanizması olmaktan çıkarılarak, kısa vadeli ve kalıcı istihdam üretmeyen teşvik politikalarının finansman aracına dönüştürülmesi olduğunu kaydetti. Karasu, erişimi zorlaştırılan başvuru koşulları ve işverene yönlendirilen desteklerin, işsizlik sigortasının sigorta olma niteliğini zayıflattığını ifade etti.
İşsizlik sigortasının bireysel bir yardım sistemi olarak ele alınamayacağını vurgulayan Karasu, bu yapının gelir güvencesi, istihdam sürekliliği ve iş güvencesini birlikte içeren kamusal bir sözleşme olduğunun altını çizdi. Karasu, fonun başarısının büyüklüğüyle değil, işini kaybeden yurttaşı ne ölçüde koruyabildiğiyle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
İŞKUR verilerine göre fonun son 3 yıldaki kullanım dağılımının çarpıcı bir tablo ortaya koyduğunu belirten Karasu, 2023 yılında işçilere 21 milyar 674 milyon lira işsizlik ödeneği verilirken, işverenlere aktarılan teşvik ve destek tutarının yaklaşık 40 milyar liraya ulaştığını hatırlattı. 2024 yılında işçilere ödenen tutarın yaklaşık 46 milyar lira olduğunu ifade eden Karasu, aynı yıl işverenlere sağlanan teşviklerin 71 milyar lirayı bulduğunu kaydetti. 2025 yılında ise işçilere ayrılan pay 80 milyar 650 milyon lirada kalırken, işverenlere aktarılan kaynağın 97 milyar 231 milyon liraya yükseldiğini aktardı. Bu verilerle birlikte son 3 yılda işverene aktarılan toplam kaynağın 208 milyar liraya ulaştığını, işçilere ödenen tutarın ise 147 milyar lirada kaldığını belirten Karasu, aradaki farkın 61 milyar lirayı aştığını söyledi.
Başvurulara ilişkin rakamların da fonun işleyişindeki sorunu açıkça ortaya koyduğunu dile getiren Karasu, 2024 yılında 1 milyon 659 bin yurttaşın işsizlik ödeneği için başvuru yaptığını, ancak yalnızca 798 bin kişinin bu haktan yararlanabildiğini ifade etti. Karasu, “Yani her 2 işçiden biri, primini ödediği fondan yararlanamamıştır” dedi. Fonun menkul kıymet ve nakit varlığının yüz milyarlarca lirayı aşmasına rağmen işsiz kalan yurttaşın yeterince korunmadığını belirten Karasu, işverenler için teşvik, destek ve prim indirimi sağlanırken, işçinin işsiz kaldığında elinde kalan tek güvencenin bu fon olduğunu söyledi.
İşsizlik Sigortası Fonu’nun işsizliği azaltmayan, kalıcı istihdam yaratmayan ve emeği korumayan her kullanımının sosyal sigortanın temelini zedelediğini vurgulayan Karasu, fonun bir teşvik kasası gibi kullanılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Fonun güvenceli ve nitelikli istihdamı önceleyen bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini dile getiren Karasu, “Bu fon emeğin parasıdır, işsiz kalan yurttaşın hayata tutunma hakkıdır” dedi. Mevcut yaklaşımın çalışma hayatında güvencesizliği büyüttüğünü ve iş güvencesini aşındırdığını belirten Karasu, “Dün emeklilerimiz, bugün İşsizlik Sigortası Fonu… Ülkemiz giderek derinleşen bir güvencesizlik ve geleceksizlikle karşı karşıyadır. Bunun sorumlusu emek ve emekçi karşıtı politikalardır” ifadelerini kullandı.