Malatya’nın Arapgir ilçesine gitmiştim bir süre önce. Burada gördüklerimi sizlerle paylaşmış ve yazmıştım.
Ağaç Çivili Ayakkabı
Arapgir tahta çivili ayakkabısı, Malatya’nın Arapgir ilçesinde üretilen, bölgeye özgü geleneksel el yapımı bir ayakkabı türüdür.
Bu ayakkabının, yerel zanaatkârlar tarafından yıllardır üretildiği bilinmektedir. Ayakkabının adı, yapımında kullanılan tahta çivilerden ve Arapgir’e özgü geleneksel kimliğinden gelmektedir.
Belediye, bu kültürü yaşatmak için yaşlı ustaların yanına gençleri de kadrosuna alarak bu geleneğin gelecek nesillere aktarılmasını sağlıyor.
Komşumuz Osmaniye’de kilim dokumacılığı gibi, Türkiye’nin dört bir yanında el sanatları ve geleneksel meslekler, o ilin ve ilçenin kültürünün bir parçası olarak yaşatılmaktadır.
Bugün kültürü yaşatacaksak, bunu bir günlük gösteriyle sınırlı tutmamalıyız. 365 gün ayakta duran, yaşayan bir kültür yapısını ortaya koymamız gerekiyor.
Kahramanmaraş Kültür Sokağı
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Dulkadiroğlu Belediyesi ve Onikişubat Belediyesi el ele vererek Kahramanmaraş Kültür Sokağı kurmalıyız.
Şöyle bir düşünelim:
Kar ve keçi sütü ile dondurma yapımı…
Keçecilik…
Külek yapımı…
Araç lastiklerinden yemeni yapımı…
Aba kumaşı dokuma ve aba elbisesi yapımı…
Demircilik…
Çapıt kilim dokumacılığı ki bu, Maraş tekstilinin temelidir.
Kalaycılık…
Tenekecilik…
Bıçakçılık…
Semercilik…
Nalbantlık ve nal yapımı…
Sim sırma işlemesi…
Ağaç oymacılığı…
Maraş cemekânı yapımı…
Maraş rahlesi…
Köşkerlik…
Saraçlık…
Telli dolap, ağaç helke yapımı, yayık yapımı, kirmen yapımı gibi ağaç sanatlarını yapan ustalar yetiştirmeliyiz.
Bunlar ve daha nice geleneksel el sanatımız bugün kaybolmaya yüz tutmuş durumda.
İşte bu meslekleri yaşlı ustalarımız gençlere öğretmeli. Bu geleneksel meslekler, belki bugün doğrudan para kazandıran meslekler olmayabilir. Ancak belediyelerin desteğiyle yaşatılmalı, gelecek nesillere aktarılmalıdır.
Şehrimize gelen yerli ve yabancı turistlere, Kahramanmaraş’ın kültürünü ve el sanatlarını canlı olarak gösterebilmeliyiz.
Bir turist, sadece fotoğraf çekip gitmemeli.
Ustayı görmeli, çırağı görmeli, el emeğini görmeli.
Dondurmanın nasıl yapıldığını, yemeninin nasıl dikildiğini, aba kumaşının nasıl dokunduğunu, sırmanın nasıl işlendiğini, rahlenin nasıl yapıldığını yerinde görmeli.
İşte o zaman kültürümüz gerçekten yaşamış olur. Kültür Yolu Festivalinin bir anlamı olur.
Sevinin Çocuklar, Bugün Bayram!
Geçmişte de çok yazdım, bugün de bir kere daha yazıyorum:
Kültür Yolu Festivali Maraş’tan geçiyor.
Sevinin çocuklar, bugün bayram!
Bu festivali sadece konserler, etkinlikler ve birkaç günlük gösteriler olarak görmeyelim.
Festival vesilesiyle Kahramanmaraş’ın kaybolmaya yüz tutmuş kültürünü, sanatını ve geleneksel mesleklerini yeniden ayağa kaldıralım.
Yaşlı ustalarımızın bildiklerini gençlerimize aktaralım.
Kültürümüzü vitrinlerde değil, hayatın içinde yaşatalım.
Çünkü kültür, sadece geçmişten kalan bir hatıra değildir.
Kültür, geleceğe bırakacağımız mirastır.,
Kahramanmaraş Kültür Sokağını birlikte kuralım ve yaşatalım ! o zaman bir anlamı olur kültür yolu festivalinin , yoksa sevinin çocuklar bugün kültür yolu festivali var der dururuz.
Kalın sağlıcakla…
Gazeteci Yazar Bekir Doğan