Menü Sultan Şehir Gazetesi
Orhan ARSLAN /Eğitimci -Yazar

Orhan ARSLAN /Eğitimci -Yazar

Tarih: 03.11.2026 18:22

GÜÇLÜ TÜRKİYE İSTEMİYORLAR

Facebook Twitter Linked-in

Batı ve Haçlı zihniyeti tarafından hep ötelenmek isteniyor. Her zaman göz önünde bulundurulmaya çalışılıyor. Geçmiş zamanda Bosna olayları da buna bir örnektir. Sırplar, Bosnalıları Türk diye öldürüyorlardı. Onlara göre Türk demek Müslüman kimliği taşıyan demekti. bu devletlerin bir  araya  gelmesi  istenmiyor. Çeşitli  oyunlarla bunun  önü  kesiliyor... Bize  yakın  görünen  bazı  dost  ülkeler  ise,  karşı tarafları  bizden  güçlü   gördükleri  için, onlarla  aynı  safta olmayı  tercih ediyorlar...

Yine  aynı oyun  İslam inancını taşıyan ülkeler  için de geçerlidir. Bir araya  gelmesin  istiyorlar. Önceden buna yönelik  çalışmalar yapılmış, alt  yapılar  hazırlanmış. Bakın Mahmut Abbas bu  kritik dönemde  Güney Kıbrıs'a  gidiyor.   Azerbaycan   uluslar arası  bir  arenada  bizim adayımızı  değil,  farkı bir  adayı destekleyeceklerini  açıklıyor... Bazı  Afrika ülkelerinde olan olaylarda  bize  karşı  tavır  alanlar da  bazı  İslam  inancına  sahip, arab  ülkeleridir. YUNANİSTAN Batı  Trakya  Türklerini  bize  karşı koz  olarak kullanmaktadır.
Batı  ve  israil  ortaklığı, ise  bize  karşı  oyunlara  devam ediyor. Şimdi yaşanan fon  krizinin arkasında bunların olduğu iddia edilmektedir.   Maddi açıdan yaptırım yapmak için, bahane arıyorlar. Maddi açıdan yaptırım yetmiyor, döviz silahını kullanıyorlar, siyasal baskı kurmaya çalışıyorlar. Olmadı Ülkemizdeki bazı terör eylemlerine karışmış olan, destekçisi olan, yandaşı olan insanları AB mahkemelerinde aklamaya çalışıyorlar. Olmadı bu konuda ülkemize baskı yapmaya çalışıyorlar... Durmuyorlar...
Yalnız ortada bir gerçek var ki, akıllara zarar bir durumdur. Bu gerçekleri mutlaka görmemiz lazım.
Basından alınan bilgilere göre; Geçmiş  dönemde PKK'nın kullandığı tüm mayınların ve silahların dost! Ülkelerin malları olması dikkatimizi çekti. ABD, Çin, Belçika, Rusya, Almanya, İngiltere… Bütün bu ülkeler sözde Türkiye İçin dost ülkelerdir. Bu nasıl dostluk ise anlamak mümkün değildir. Kimisi NATO üyesi, kimisi müttefikimiz, kimisi komşumuz. 
Bizim  yapacağımız  tüm anlaşmaların önünü  kesmek  istiyorlar. Mekke  Anlaşması, Libya anlaşması... Oysa  Ülkemiz  her alanda bir  kavşak noktasında  bize  muhtaçlar. Taşımacılıkta,  hava koridorunda, ipek yolu  gerçeği hala  gün gibi ortadadır... Boğazlar  ve  deniz  ticareti  yolculuğu, Karadeniz  etrafındaki limanlarımız bu gerçeğin tam  kendisidir. Neden Erzurum ile  Karadeniz  arasındaki yolları hem konforlu hem emniyetli hem de  daha  geniş  yapıyoruz?  Evet  uluslar arası  emniyetli  ticaret  yolu burasıdır...
Bu olaylar bir kez daha gösteriyor ki; kendini yeteri kadar koruyacak duruma gelmedikten sonra kimseden fayda yoktur. Çok çalışarak kendi silahını kendin yapacaksın, hatta yedek parçaların da bile onlara muhtaç olmayacaksın. Karşı terör saldırılarına karşı kendi teknolojini geliştireceksin. Karşı taraftakiler senin kullandığın tesisatın teknik ayrıntılarını dahi bilmeyecekler. Kullandığın silahlar herkes tarafından bilinen silahlar olunca; tedbirler de ona göre oluyor. Kendi savaş gücünü kendin oluşturacaksın, kimseye muhtaç olmayacaksın…
İşte ambargolar, silah satmayacağız tehditlerinin altında yatan gerçek şudur; GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE İSTEMİYORLAR...
O nedenle içimizdeki bazı yandaşlarını da devreye sokarak, güya Ülkemizi suçlu duruma düşürmeye çalışıyorlar.
Evet, onların görevi budur. Tarih boyu zaten bizi hiç sevmemişlerdir. En birinci neden Ülkemizin Müslüman olmasıdır. Zaten kimi AB sözcüleri bazı zamanlar Ülkemiz hakkında değerlendirme yaparlarken, Amma "Siz Müslümansınız", DEMEYİ İHMAL ETMİYORLAR.
Evet, Allah'ın izni ile, ne yaptırım, ne ambargo, ne baskı bizleri yıldırmayacak. Biz daha çok çalışarak yeni sihaları, ihaları, tankları, helikopterleri, savaş gemilerini, üretmeye devam edeceğiz. Dronları,  dronlara  karşı  demir  kubbeyi yapacağız. Hiç durmadan savunma sanayinde öne çıkmış yatırımları yapmaya devam edeceğiz...
Yeter ki kendi aramızdaki birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı güçlendirelim. Kendi kendimizi yemeyi bitirelim. Birilerini eleştirmek için, büyük büyük büyüteçlerle hatalar ve yanlışlar aramaktan vaz geçelim... Birbirimizi yıpratmayalım. Bizim bizden başka dostumuz yoktur. Ne zaman anlayacaksınız?
Yoksa, üzülen, ağlayan, perişan olan, ötelenen, dışlanan, yalnız bırakılan biz oluruz. Bu gerçeği asla unutmayalım... Onun sonunu da Allah korusun, düşünmek bile istemiyoruz... Yılmadan,  yıkılmadan, yorulmadan,  ayakta  durmanın başka  bir  çözümü  yoktur...


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —