Menü Sultan Şehir Gazetesi
Bekir DOĞAN/ Gazeteci Yazar

Bekir DOĞAN/ Gazeteci Yazar

Tarih: 05.09.2026 15:01

Gazetecilik Mesleği Soytarıların Eline Geçti

Facebook Twitter Linked-in

Bazen geçmişte yaşanan bir olay, aradan yıllar geçmesine rağmen bugün yaşadıklarımızı anlamamız için önemli bir ders olur.

Bundan 65 yıl önce, Türkiye'nin yerli otomobil hayallerinin önemli sembollerinden biri olan Devrim otomobili büyük bir emek ve fedakârlıkla üretildi. Dönemin mühendisleri ve çalışanları, imkânsızlıklar içerisinde kısa sürede büyük bir başarıya imza attılar.

29 Ekim 1961 tarihinde Ankara'da Cumhuriyet Bayramı törenleri için hazırlanan Devrim otomobillerinden biri, yakıt konusunda yaşanan talihsiz bir durum nedeniyle yolda kaldı. Olayın ardından bazı gazeteler, meselenin arka planını ve büyük emeği anlatmak yerine, “Devrim yolda kaldı” manşetini öne çıkardı.

Bugün Devrim otomobilini konuşmayacağım.

O gün o otomobili yapmak için gecesini gündüzüne katan, Türkiye'nin kendi otomobilini üretebileceğini göstermek için mücadele eden mühendislerimize ve emekçilerimize Allah'tan rahmet diliyor, kendilerini saygıyla anıyorum.

Benim asıl sözüm, 65 yıl sonra değişmeyen zihniyete…

65 YIL GEÇTİ, ZİHNİYET DEĞİŞMEDİ
2026 yılına geliyoruz.

Türkiye kendi otomobilini üretiyor. TOGG, ülkemizin teknoloji ve otomotiv alanındaki önemli projelerinden biri olarak yollarda.

Ancak bazı televizyon kanallarında yapılan yayınlara baktığımızda, 65 yıl önce Devrim otomobili üzerinden yapılan haberciliğin farklı bir versiyonuyla karşılaşıyoruz.

Bir televizyon kanalı, TOGG'u bir akaryakıt istasyonuna götürüyor. Kameralar çalışıyor, muhabir benzin istasyonunda görevliye TOGG'un deposunun ne kadara dolacağını soruyor.

Görevli ise : Kameralar karşısında eli ayağına dolaşıyor, otomobilin benzinli olmadığını, benzin deposu bulunmadığını söylüyor.

Ardından büyük bir gazetecilik başarısı (!) edasıyla:

“TOGG'un benzin deposunu yapmayı unutmuşlar!” diye bağırıyor..

Yandaşları ise : bu bir şaka şeklinde bir “şaka” hazırlanıyor. o zaman haberlerde değil magazin porğramların da söyleyin..

Bir başka televizyon kanalında ise akaryakıta yapılacağı iddia edilen zam anlatılırken ekrana TOGG görüntüsü getiriliyor. Mazot fiyatlarının 100 lirayı bulacağı, TOGG'un deposunun ne kadara dolacağı gibi ifadeler üzerinden yayın yapılıyor.

Şimdi soruyorum:

Bu gazetecilik midir?

Elbette mizah yapılabilir. ama nerede yapacağını bilmek gerekir.

Elbette televizyon programlarında eğlence olabilir.

Ancak gazetecilik ile alaycılık arasındaki çizgi nerede başlayıp nerede bitiyor?

Kamuoyunu bilgilendirmekle, kamuoyunun bilgisizliğinden yararlanarak algı oluşturmak arasında çok büyük bir fark vardır.

HABERİN TEMELİ DOĞRULUKTUR
Gazeteciliğin temelinde doğru bilgi, tarafsızlık, kamu yararı ve meslek ahlakı vardır.

Bir gazeteci, bilmediği bir konuyu araştırır.

Bir televizyon kanalı, milyonlarca insanın karşısına çıkıyorsa kullandığı görüntünün, verdiği bilginin ve yaptığı yorumun sorumluluğunu taşır.

Bir otomobilin benzin deposunun olmadığını “unutulmuş bir parça” gibi sunmak, bunu bilerek yapmak ve ardından bunu “şaka” diye açıklamak, bana göre gazeteciliğin ciddiyetiyle bağdaşmaz.

Daha da önemlisi, bu tür yayınların ardından bazı çevrelerin, “Şaka yaptılar” diyerek her şeyi normalleştirmesidir.

Gazetecilikte mizahın da bir sınırı vardır.

Çünkü ekran karşısındaki herkes, yapılan yayının mizah mı, haber mi, yorum mu olduğunu aynı şekilde değerlendirmeyebilir.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ, SORUMSUZLUK ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR
Basın özgürlüğünü sonuna kadar savunuyorum.

Gazetecinin eleştirme hakkını da savunuyorum.

Ancak basın özgürlüğü, yanlış bilgi verme, toplumu yanıltma veya bir ürünü ve kurumu bilinçli şekilde küçük düşürme özgürlüğü değildir.

Gazeteci, iktidarı da muhalefeti de eleştirebilir.

Devleti de belediyeyi de şirketi de eleştirebilir.

Ama bunu yaparken gerçeğe sadık kalmak zorundadır.

Gazeteciliğin itibarı da buradan gelir.

Bugün ne yazık ki bazı ekranlarda gazetecilik ile gösteri, haber ile şaka, eleştiri ile karalama birbirine karıştırılıyor.

Bunun sonucunda da yıllarını bu mesleğe vermiş, gecesini gündüzüne katmış, doğru haber için mücadele etmiş gazetecilerin emeği ve itibarı zarar görüyor.

MESLEĞİN ONURU KORUNMALI
Ben gazeteciliğe gönül vermiş bir insan olarak şuna inanıyorum:

Gazetecilik, soytarılık değildir.

Gazeteci de soytarı değildir.

Gazetecinin görevi insanları kandırmak, yanlış yönlendirmek veya birkaç dakika daha fazla izlenmek uğruna mesleğin saygınlığını ayaklar altına almak değildir.

Gazeteci; gerektiğinde güçlüye karşı doğruyu söyleyen, gerektiğinde kendi tarafını da eleştirebilen, kamu adına soru soran ve gerçeğin peşinden koşan kişidir.

Türkiye'nin artık gazetecilik mesleğinin itibarını güçlendirecek, meslek ilkelerini daha etkin hale getirecek ve etik kuralların uygulanmasını sağlayacak güçlü bir yapıya ihtiyacı vardır.

Çünkü basın özgürlüğü kadar basın sorumluluğu da önemlidir.

65 yıl önce Devrim otomobili üzerinden yapılan habercilik anlayışıyla bugün yapılan bazı yayınlar arasında benzerlik görüyorsak, burada düşünmemiz gereken çok şey var.

Teknoloji değişmiş olabilir.

Televizyonlar değişmiş olabilir.

Otomobiller değişmiş olabilir.

Ama zihniyet değişmiyorsa, demek ki asıl mesele başka yerde.

Benim sözüm çok açık:

Etik kurulları etkin çalışmayan, gazetecilik meslek ilkelerinin güçlü biçimde uygulanmadığı, basın mesleğinin itibarını koruyacak düzenlemelerin yeterince hayata geçirilemediği bir ortamda gazetecilik, ne yazık ki bazı kişilerin elinde gerçek anlamından uzaklaştırılıyor. Gazetecilik Meslek Yasası Çıkmalıdır. KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim bu konuda ki çalışmaları KGK ailesinin çalışması TBMM tarafından yasal hale getirilmelidir.

Buna itiraz etmek gerekiyor.

Çünkü gazetecilik sadece bir meslek değil, aynı zamanda topluma karşı bir sorumluluktur.

Mesleğimizin onurunu korumak hepimizin görevidir.

Gerçeğin peşinden koşan, halkın haber alma hakkına saygı duyan, kalemini ve ekranını kişisel çıkarların üzerinde tutan bütün meslektaşlarıma selam olsun.

Gazetecilik yaşatılmalı, gazeteciliğin onuru korunmalıdır.

Kalın sağlıcakla…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —