Menü Sultan Şehir Gazetesi
Tarih: 26.10.2026 11:01
OKUMAK NEDEN BU KADAR PAHALI?

OKUMAK NEDEN BU KADAR PAHALI?

Facebook Twitter Linked-in

“Annem ve babam beni okutmak için neden bu kadar çok çalışmak 
zorunda? Okutmak neden bu kadar zor?”
Bu sorular, henüz çocuk yaşta ailesinin geçim sıkıntısını düşünmek 
zorunda kalan bir evladımızın feryadıdır.
Aslında bu sorular, bugün Türkiye'de milyonlarca ailenin yaşadığı ekonomik 
sıkıntının ve eğitim sistemimizin içinde bulunduğu durumun bir özetidir.
Bir çocuğun gündeminde annesinin, babasının ne kadar çalıştığı, okul 
masraflarının nasıl karşılanacağı değil; dersleri, arkadaşları ve geleceğe 
dair hayalleri olmalıdır.
Ancak ne yazık ki ülkemizde çocuk okutmak, her geçen gün daha da 
zorlaşmaktadır.
Anayasamıza göre eğitim ücretsizdir. Peki, gerçekten ücretsiz midir?
Bugün bir çocuğun okula gidebilmesi için kırtasiye, okul kıyafeti, ulaşım, 
beslenme ve yardımcı kaynak giderlerinin karşılanması gerekiyor.
Yapılan araştırmalara göre, 2026–2027 eğitim yılında bir öğrencinin 
yalnızca kırtasiye ve okul kıyafeti masrafı 22 bin lirayı aşmaktadır. Ulaşım 
giderleri de eklendiğinde bu rakam 77 bin lirayı bulabilmektedir.
Bu tutar, bir asgari ücretlinin yaklaşık üç aylık gelirine karşılık gelmektedir.
Üstelik bu masraflar okul açıldığında bitmiyor. Aileler yıl boyunca 
çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.
Birden fazla çocuğu okuyan ailelerin yaşadığı sıkıntı ise çok daha büyük.
Bugün anne babalar, çocuklarını okutabilmek için kendi ihtiyaçlarından 
vazgeçiyor, borçlanıyor, daha fazla çalışmak zorunda kalıyor.
Daha da üzücü olan, çocuklarımızın beslenmesinin bile ekonomik bir 
mesele hâline gelmesidir.
Yapılan araştırmalara göre öğrencilerin yüzde 31'i kahvaltı yapmadan okula gidiyor. Yüzde 19,2'si ise maddi imkânsızlıklar nedeniyle son bir ay 
içerisinde en az bir gün yemek yiyemediğini ifade ediyor.
Bir tarafta özel derslere, kurslara ve her türlü eğitim imkânına ulaşabilen 
çocuklar; diğer tarafta beslenme çantasını doldurmakta zorlanan 
ailelerin çocukları var.
Böyle bir ortamda eğitimde fırsat eşitliğinden söz etmek mümkün 
değildir.
Üstelik bu sorun yalnızca ailelerin bütçesini etkilemiyor. Çocuklarımızın 
ruh dünyasında da derin izler bırakıyor.
Bir çocuk, ailesinin ekonomik sıkıntısını gördüğü için yeni bir çanta 
istemekten, okul gezisine katılmaktan, yardımcı kitap talep etmekten 
çekiniyorsa burada ciddi bir sorun vardır.
Saadet Partisi olarak biz, eğitimi temel bir hak olarak görüyoruz.
Milli Görüş anlayışımızda insan, bütün politikaların merkezindedir. 
Devletin görevi, eğitim yükünü ailelerin omuzlarına bırakmak değil, her 
çocuğun eşit şartlarda eğitim almasını sağlamaktır.
* Zorunlu eğitim gerçek anlamda ücretsiz olmalı, temel kırtasiye ve eğitim 
materyalleri devlet tarafından karşılanmalıdır.
* Bütün öğrencilerimize okullarda ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemek 
verilmelidir.
* Dar gelirli ailelerin çocuklarına ulaşım desteği sağlanmalıdır.
* Eğitim yardımları artan hayat pahalılığına göre yeniden düzenlenmelidir.
* Devlet okullarının imkânları güçlendirilmeli, çocuklarımız arasındaki 
fırsat eşitsizliği giderilmelidir.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —