Derinleşen ekonomik kriz ve hayat pahalılığı, yaş almış vatandaşların ve emeklilerin yaşam koşullarını her geçen gün daha da ağırlaştırıyor. Açlık sınırının altında kalan emekli aylıkları nedeniyle milyonlarca yurttaş emeklilik döneminde yeniden çalışmak zorunda kalıyor. Uzmanlar, yaşlı yurttaşlarda artan yoksulluk, geçim sıkıntısı ve güvencesizlik nedeniyle intihar vakalarının da artış gösterdiğini vurgularken, Karasu, son 15 yılda 60 yaş ve üzerindeki 8 bin 647 yurttaşın yaşamına son verdiğine dikkat çekti.
Yıllarca çalışıp ülkenin kalkınması için emek vermiş yurttaşlar, emeklilik dönemlerinde dinlenmek yerine yeniden iş aramak zorunda kalıyor. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Şubat 2026 verilerine göre, kuruma kayıtlı işsiz sayısı bir yılda yüzde 14,5 artarak 2 milyon 455 bin 884'e ulaştı. Aynı dönemde 60 yaş ve üzeri işsiz sayısı 31 bin 51'den 36 bin 467'ye çıkarak yaklaşık yüzde 17 arttı.
Karasu, bu tabloyu Meclis gündemine taşıyarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yanıtlaması talebiyle soru önergesi hazırladı. Emeklilerin geçinemediği için yeniden iş aramak zorunda kaldığını belirten Karasu, "Türkiye'de 17 milyon emekli bugün çok zor günler yaşıyor. Yıllarca çalışarak bu ülkeye değer katan insanlar, ömürlerinin bu döneminde torunlarına vakit ayırabilecekleri, huzur ve güven içinde hak ettikleri onurlu yaşamı sürdürmeleri gerekirken ağır bir geçim mücadelesi veriyor" dedi.
Karasu, ekonomik sıkıntıların ileri yaştaki yurttaşlar üzerindeki etkisinin yalnızca işgücü piyasasıyla sınırlı olmadığını belirtti. TÜİK verilerine göre, 2010–2024 yılları arasında 60 yaş ve üzerindeki 8 bin 427 kişi intihar ederek yaşamına son verdi. Karasu, "Bu tablo, yıllarca çalışarak ülkenin yükünü sırtlayan emeklilerin nasıl bir yalnızlığa ve çaresizliğe itildiğini açıkça gösteriyor. Yıllarca çalışarak ülkenin üretimine ve toplumsal hayatına katkı sunmuş insanların, yaşamlarının bu döneminde huzur, güven ve sağlık içinde hayatlarını sürdürebilmeleri gerekirken yoksulluk, borç ve umutsuzlukla baş başa bırakılmaları sosyal devlet anlayışıyla örtüşmez. İktidarın görevi, emeklileri yeniden çalışmak zorunda bırakmak değil; onlara insan onuruna yakışır bir yaşam sağlayacak politikaları hayata geçirmektir" dedi. Karasu, Bakanlığın yaşlı yurttaşlarda artan yoksulluk, geçim sıkıntısı ve sosyal güvencesizlik ile intihar vakaları arasındaki ilişkiyi araştırıp araştırmadığının açıklanmasını da talep etti.
Karasu, emeklilere zamsız olarak verilen bayram ikramiyesine de değinerek, 2018'de ilk verildiğinde 1.000 lira olan ikramiyenin yıllar içinde büyük ölçüde değer kaybettiğini vurguladı:
"O günün asgari ücreti oranında verilse, ikramiye bugün yaklaşık 17 bin 400 lira olacaktı. Ramazan fitresine göre hesaplansa 12 bin 720 lira olurdu. Ama bugün emekliye 'müjde' diye maaşı erken ödemek anlatılıyor. 17 milyon emekliye sadece 1.000 lira artış verilseydi bu 17 milyar lira ederdi. Faize 2 trilyon 770 milyar lira ödeyen, vatandaşın geçmediği köprü ve otoyollara 85 milyar lira veren bu iktidar, emekliye gelince 'bütçede para yok' diyor. Bu yıllarca çalışmış emekliye saygısızlıktır. Bu ülkenin emeklisi sadaka istemiyor; yıllarca ödediği primlerin karşılığını istiyor."
Karasu, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bayram ikramiyesinin her bayramda bir asgari ücret olacağını belirterek, "Hiçbir emeklimiz bayram geldiğinde torununa harçlık veremediği için mahcup olmayacak" dedi.